Az pişen et çocukları nasıl etkiliyor

Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, az pişmiş veya çiğ etin tüketilmesiyle hayvanların kalın bağırsağında yaşayan bakterilerin çocuklara geçtiğini ve böbrek yetmezliğine neden olduğunu belirtti.

Az pişen et çocukları nasıl etkiliyor
Editör: spordetay
10 Temmuz 2020 - 00:10

Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, az pişmiş veya çiğ etin tüketilmesiyle hayvanların kalın bağırsağında yaşayan bakterilerin çocuklara geçtiğini ve böbrek yetmezliğine neden olduğunu belirtti.

Batıda hamburger hastalığı olarak bilinen Hemolitik Üremik Sendromu’nun (HÜS) az pişmiş ve çiğ et tüketen çocuklara bulaşarak böbrek yetmezliğine neden olduğunu söyleyen Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi’nden Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, hastalığın belirtilerini ve nedenlerini anlatarak dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı. Prof. Dr. Akgün, “Hamburger hızlıca hazırlandığı için çocuklar tarafından seviliyor ve tercih ediliyor. Fakat hızlı hazırlanma sırasında etler çiğ kalıyor. Bu etlerde bulunan koli basili dediğimiz bir bakteri başta çocuklar olmak üzere insanlara bulaşıp böbrek yetmezliğine kadar götürüyor” diye konuştu.

“100 BİN ÇOCUĞUN 3’ÜNDE GÖRÜYORUZ”
Hayvanların kalın bağırsağında bu bakterilerin doğal olarak bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Akgün, “Az pişen etlerdeki bakteriler insanların bağırsaklarına yerleşip bir toksin (zehirli madde) salgılıyor. Daha sonra bu toksin böbreklerde hasara, kan hücrelerini yıkıma uğratarak ciddi bir kansızlığa ve vücudun çeşitli bölgelerinde kanamalara sebep oluyor. Hastalık özellikle 5 yaşın altındaki çocukları etkiliyor ama yetişkinlerde de görülüyor, çocuklarda şiddetli, yetişkinlerde hafif seyrediyor. Türkiye’de her yıl 100 bin çocuğun 3’ünde görüyoruz. Pişmemiş etle gelişen bu hastalık Avrupa ve ABD’de çocuklarda ani gelişen böbrek yetmezliğinin en sık nedeniyken, Türkiye’de ise ikinci sırada geliyor” ifadelerini kullandı.

“BAKTERİ ISIYA DAYANIKLI DEĞİL”
Az pişmiş özellikle kanlı kanlı servis edilen etlerden uzak durmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Akgün, “Bakteri ısıya dayanıklı değil. Et iyi pişirildiği zaman etkisiz hale geliyor. Özellikle kanlı servis edilen etler çok zararlıdır, hastalık yayılıyor. O yüzden etleri muhakkak iyi pişirmek lazım. Hayvan dışkısıyla sebze ve meyveye de bulaşıyor, bunları sirkeli suda bekletilip öyle tüketilmesini öneriyorum. Köfte de az pişerse aynı risk söz konusudur. Bakterilerin ölmesi için etteki kanlı görünümün kaybolması gerekiyor. Tabi ki eti çok fazla pişirip kömür gibi de servis etmemek lazım” dedi.

“İNSANDAN İNSANA BULAŞIYOR”
Hastalığın hapşırma veya öksürükle değil temas yoluyla bulaştığını belirten Prof. Dr. Cihangir Akgün, “En tehlikeli olanı ise bakteri insandan insana bulaşıyor. Kreşe giden çocuğa da bulaşabilir, kişisel hijyen çok önemli. Hapşırma ve öksürmeyle değil kişilerin tokalaşması özellikle çocukların yemeklerini paylaşması sırasında bulaşabilir. Mutfakta çalışan aşçılarda hastalık varsa yemeklerle iç içe olmaları, temas etmeleri ve tabaklara dokunmalarıyla da bulaşabilir. El hijyeni önemli, mutfakta çalışanların kişisel hijyenine dikkat etmesi gerekiyor” diye konuştu. 

“ÖLÜME KADAR GÖTÜRÜYOR”
HÜS’ün önce karın ağrısı, kusma, halsizlik ve ishal şeklinde kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Cihangir Akgün, “Yaz-kış ishali, besin zehirlenmesi ile karıştırılabilir. Daha sonra kanamalara bağlı solukluk gelişir, böbrek yetmezliği meydana gelir. Hatta ölüme bile neden olabilir. Özellikle beyni tutan vakalarda ölüm oranı oldukça yüksektir. Etkili bir tedavisi yok, destek tedavisi uyguluyoruz. Hastayı karın diyalizi veya hemodiyalize alıyoruz. Böbrek nakline kadar giden böbrek hasarıyla sonuçlanıyor” ifadelerini kullandı.

“ALEVLİ ATEŞTE PİŞEN ETİ TERCİH ETMEYİN”
30 yıllık döner ustası Cemil Atalay ise, “İyi bir döner güzel pişirilip, ince ince kesilmelidir o zaman tadına doyum olmaz. Et pişkin olursa içindeki mikroplarda ölür. Çok yakılmamalı ama az pişmiş de olmamalıdır. Orta pişirip öyle sunum yapmak gerekir. Alevli ateşte et pişirmek sağlıklı değil. Şov amacıyla bunu yapıyorlar, normal ateşte eti pişirmek lazım. İnsanlar böyle pişen eti tercih etmesin” dedi.

“AZ PİŞMİŞ ET SEVİYORUM”
Döneri çok sevdiğini söyleyen Selim Atalay da “Hem dönerin hem hamburgerin müdavimiyim. Olabildiğince sık tüketiyorum. Eti az pişmiş seviyorum” diye konuştu.

25 yaşında Roza Gülşen ise, “Bir gün et yemezsem ertesi gün yiyorum. Eti orta pişmiş seviyorum. Pandemi nedeniyle dışarıdan sipariş verip yememeye çalışıyorum. Fast food tüketmiyorum” ifadelerini kullandı.

“ETİN İYİ PİŞMİŞ OLMASINA DİKKAT EDİYORUM”
13 yaşında Mert Emin de “Hamburgerin tadı güzel ve hızlı bir atıştırmalık olduğu için seviyorum. Hamburgeri ayda bir kez yiyorum. Hiç karın ağrısı ve ishal şikayetim olmadı. Eti yediğim yerin kaliteli, temiz ve etin iyi pişmiş olmasına dikkat ediyorum” dedi.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum